Sılanın da dediği gibi;
Hadi kalk gidelim hemen şu anda,
Kapat telefonunu, bulamasın arayan da.
Açarız radyoyu, yol nereye biz oraya,
İyi gelmez mi hiç deniz havası?
Bir göz oda bulup sokarız başımızı,
Bi de koyarız iki kadeh,
Kafa nereye biz oraya.
Gecenin ışıkları altında, İstanbul’un kalbinde kaybolursun.
Şehrin ışıklarını izlerken hayaller kurarsın.
Gözlerini kapadığında Orhan Veli’nin şiiri çınlar kulaklarında:
“İstanbul’u dinliyorum gözlerim kapalı.”
İki kıtayı birleştiren köprüler gibi güçlü, sana olan sevgim ve hayranlığım.
Hangi şarkı, hangi kitap anlatabilir ki senin güzelliğini?
Kazanmanın zaferini de, kaybetmenin üzüntüsünü de içinde barındır gizemli İstanbul sokakları.
Kazananı da kaybedeni de yutar bu şehir.
Her sokakta bir sır, her köşede bir eksik hikaye bırakır insana.
Bir bakarsın galip gibisin,
Bir bakarsın, en derin yenilgi sende kalmış.
Ama yine de bırakamazsın...