Buğra Acar

Buğra Acar
@BugraAcar
Nasılsa insanım? Nasılsa insandım! Okumak ve gezmek olası birsey. Peki kendini modernlik içinde sanıp da eli kitap yerine para desteleri taşıyanlara ne demeli ?
Sunaktan indiğimdc yaşarmış gözler ve dolu dolu gülümsemeler yüzünden kendimi bir anlığına fazla önemsemiş olsam da şunu bir kez daha anladım: Sözcükler, binlerce yıl önce tanrıları —ve ondan önce de bizzat inancı— icat eden İnsanoğlunun ruhunu tekrar canlandırmak için kalp masajı olarak kullanıldığında sonuç canlandırıcı oluyor. Çünkü yaşadığımız derin başarısızlık duygusunu ve onu izleyen öz-nefreti iyileştirebilecek tek yöntem bu. Yüzlerce felaket ve binlerce tirandan sonra, türümüz kaderine terk edilmiş göründüğünde bile insana inancı tazeleyecek sözcükler burada ve görünüşe bakılırsa hâlâ işe yarar durumda. Bu, yönü belirsiz bir "Evet, yapabiliriz!” sloganından ziyade, insanlara yeni bir yön bulma yeteneklerini ve kendi güçlerine inanmaları gerektiğini hatırlatan bir gerçek. İnanç sözcüğünün elverişliliği onu zaten biliyor olmamızdan, kanıt gerektirmemesinden ve çürütülemez olmasından kaynaklanıyor.
Sayfa 29 - EVEREST YAYINLARI
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
İnsanlığın ahlak yoksunu temsilcileri ve onların çılgın müritleri her gün, gözümüzün önündeyken, dünya ahlaken ve siyaseten tahammül edebileceğimiz seviyenin dibine vurmuşken, bu yeni kuşağı aksine ikna etmek kolay değil.
Rahatlık diye adlandırdığı duygunun ne olduğunu ancak kendine anlatabilirdi. Bu yaşta, kaç yıldır kalın bir doku tabakasıyla dışarıya sağırlaşmış, kendi kendini dinleyen, kapanık, ihtiyar gövdesinin için için filizlenmesi, taze bir sürgün vermesi, o yeni anlamla sürmesiydi rahatlık. İçinde, yüreğine çok yakın bir yerlerde, artık bütün kadınlar birdi onun için: anası, ablası, şu kıyıdaki kadın, mutsuz gelini, tanıdığı birkaç orospu, birkaç sevgili, hepsi birdi artık. Sönmüş bir volkandan boşalırcasına harsız ama yakıcı, yoğun bir ateşle, bambaşka bir sevecenlikle, o gençlik tutkularının, burulmaların, bencilliklerin dışından, doyasıya, tadına vara vara sevmeyi öğreniyordu kadınların —kim olursa olsun— güzelliklerini, ayırıp bir kenara koymayı, kendi günlerini uzatsınlar diye.
Sayfa 25 - YKY YAYINLARI
... Yirmi dört saat önce Allah'tan çok Abdülhamid'ten korkan katiplerin henüz benizlerine kan gelmemişti. Hepsi hala dinmiş fırtınanın kuytulara savurduğu sonbahar yaprakları gibi solgundu.
Sayfa 11·Kitabı okuyor

Buğra Acar

, bir kitabı okumaya başladı
Ömer Seyfettin
7.8/10 · 2.017 okunma