Goebbels, Temmuz 1926’da, Berlin’de Gauleiter tayin edilmesinden kısa bir süre sonra şunları söyleyecekti: ‘Alman politikası bize git gide daha çok dikkat ediyor. Acıyan gülümsemeler kaba alaylara, alaylar iftiraya, iftiralar dehşete dönüşüyor... Bugün gene bizden korkulmaya başlanıyor.’”
Hitler’in yardımcısı (Stellvertreter des Führers) Rudolf Hess, liderine sonsuz bağlılığını dile getirirken, duygu yoğunluğundan çatallaşan bir sesle yeni Reich’ı (Nazi imparatorluğunu) özlü bir retorik ifadeyle coşkulu kalabalığa tanıtmıştı: “Parti Hitler’dir, Hitler Almanya’dır, Almanya da Hitler’dir.” Hıristiyanlıktaki Teslis inancını andıran bu ifade yeni bir “üçlü” gizem sunuyordu: Führer, Nazi Partisi ve Alman halkı birdir, o Bir de Hitler’dir.
Tarihimizde gazete kullanımının az olduğu bilinen bir eksikliktir bu bağlamda baktığımızda kitap genel olarak gazeteyi kullanarak kısa bir milli mücadele tarihi aşılamaktadır. Dilinin de bir nebze akıcı olduğunu varsayarsak Yeni Şark Gazetesinin bakış açısını öğrenmiş oluyoruz.