Âlemde ne tamamıyla bahtiyar (mutlu), ne büsbütün bedbaht (mutsuz) adam bulunur; en bahtiyar zannolunan adamın bir derdi, en bedbaht görünen adamın bir ümidi, bir tesellisi olur.
İnsan, cisim ve ruhundan mürekkep olduğu (meydana geldiği) gibi, âlemde nail olduğu veyahut olabildiği nimetlerin de bazısı cisme ve bazısı ruha aittir.
Cismin nimetleri çoğaldıkça ruhun nimetleri azalır ve cismin nimetleri fevt (yok) olursa ruh kazanır.