Araya menfaatlerimiz girmeyince hadiseleri elbette başka türlü, daha realist bir gözle görmeye, hakikaten daha uygun şekilde anlamaya ve yorumlamaya başlarız
İnsanlığa güven duymanın tam olarak yıkılışı böyle oluyormuş diyordum, umut kapılarının, pencerelerinin sıkı sıkıya kapatıldığı bir kararlık hali, artık hiç kimsenin aralayamayacağı bir demir kapı…
Bir inek düşün; ne dünün anlamı var onun için ne de yarının sabahtan akşama kadar yiyor, içiyor, sindiriyor, dinleniyor ertesi gün yine aynı şeyleri yapıyor. Ona bağlı olarak yaşıyor. Ne hüzün var, ne merak, ne kaygı ne de can sıkıntısı. Sorsan ineğe, desen ki, 'Niye bana mutluluğundan söz etmiyorsun öyle bakıp duruyorsun?', sana der ki: ne söyleyeceğimi unutuyorum sonra bu cevabı da unutur ve sessizliğe gömülür