Özenle hazırlanmış bir sayı olmuş. Dergi Çin Medeniyet'inin tarihiyle başlıyor. Yüzyıllardır varlığını sürdüren Çin medeniyetinin süper güç olma yolundaki ilerleşini gösteriyor. Çin ile Avrupa'yı mukayese ediyor. Rusya'nın tarihsel sürecini de konu alan bu sayıda Dünya'nın çift kutuplu düzenden nasıl tek kutuplu düzene geçtiğini irdeliyor. Avrasya'nın yükselişiyle tekrardan Dünya'nın çift kutuplu düzene geçeceğini ve bunun Rusya'dan daha çok Çin tarafından sağlanacağını anlatıyor. Çift kutuplu dünya düzeninde Türkiye'nin yerinin de tarif edildiği sayı okumaya değer.
Ancak Türkiye bir İslam ülkesi olduğu halde hem Arap hem de İran kültürlerinden farklıdır. Türkiye, Birinci Türk Kağanlığı ve Göktürk Ordusu'ndan başlayarak Turan Türk devletleri, İslam halifeliği, Bizans İmparatorluğu gibi birkaç geleneği birleştiren kendine özgü büyük bir bölgedir. Bu geleneklerin kesişmesi de tarihi Türkiye'yi yaratmıştır.
Sayfa 296 - Çok Kutuplu Dünya Yapısında Türkiye - Aleksandr Dugin
Enstitüler, sınıf bilincinin oluşmasını hızlandırmıştır. Köylü gençlerin çağdaş araçları kullanması, iş bölümüne dayalı kolektif üretim yapması, okuması, çalması kentsoylu kitleyi ürkütmüştür. Köylerde kentlileşen, çağdaşlaşan bu kitle demokrasideki yerini aramaya başlamıştır. Üreten köylünün potansiyel gücü, demokrasi anlayışının vazgeçilmeyecek ağırlıktaki bir öğesi olarak belirlemeye başlamıştır. Köyü karakterize eden imam, jandarma, vergisi üçlüsüne dördüncü güç olarak enstitüler eklenmiştir.