Komünizm dedikleri aslında Atatürk ve Atatürk devrimiydi. Ama büyük kurtarıcıya doğrudan saldırmak zordu. Orta çağcıl karşı-devrimciler dahil, kimse tören atatürkçülüğünden şaşmıyordu. Atatürk ve Atatürk devrimi yerine hayal ürünü bir komünizme saldırılıyordu.
Sosyalist devrim ilk önce ABD gibi güçlü ve zengin bir ülkede olsaydı, hem sosyalizmin yayılma olanak ve olasılıkları artardı, hem de içte sosyalizmi kökleştirmek için Stalinvari bir teröre gereksinim kalmazdı. Böyle olmamış olması sosyalizm (ve insanlık) için bir talihsizliktir.
Sosyalizm, kapitalizime göre daha eşitlikçi olduğu için ileri bir düzen sayılmaktadır. Öte yandan, kapitalizmin çılgın, anarşik tüketim biçimi dünyayı belki geri dönülmez, insanlığın Yok olmasına yol açacak bir çevre bunalımına doğru götürüyor (küresel ısınma vb.). Bu bakımdan da tüketimin en kısa zamanda sosyalist bir disipline sokulması kaçınılmaz gözüküyor. Bunun için sosyalizmi insanlık için bir ilerleme, iyi bir şey olarak, belki bir kurtarıcı olarak değerlendirmek gerekir.
Zaten Lenin'in ölümü üzerine önderlik için yapılan savaşında Stalin, Troçki'yi alt etmişti. Stalin gibi bir adamın Sovyet Rusya'nın başına geçmesi Rusya ve sosyalizm için büyük bir talihsizlik olmuştur. Çünkü o müthiş bir icraatçı olmasının yanı sıra çok da gaddardı. Rusya'yı en gelişmiş ülkelerin düzeyine yaklaştıran bir kalkınma gerçekleştirirken yüz binlerce, milyonlarca insanın ölümüne neden oldu.