Kitlelerin her düzenin hegemonyasına kendiliğinden rıza göstermesi, "egemen grubun üretim dünyasındaki konumu ve işlevi nedeniyle sahip olduğu itibar (ve bunun sonucunda oluşan güven)" sayesinde gerçekleşir
(Gramsci, 1971:12).
Son soruşturma sırasında, sanık müdafileri tarafından yapılan toplu savunmada, müdafiler, müvekkillerinin kasıtlarının yukarda açıklanan mahiyette. bulunmadığını, sadece Milli Demokratik Devrim prensiplerinin . uygulan:nıası için mücadele ettiklerini ve bunun da Marksist-Leninist düzen olmadığını, esasen marksizm ve leninizmin
ekonomik, sosyal ve politik bir düzen değil, toplum olaylarını inceleyen, değerlendiren bir tahlil metodu olduğunu; Milli Demokratik Devrim mücadelesinin emperyalizme, onun yerli dayanaklarına karşı verilen mücadele olduğunu, bu mücadelenin emperyalizme karşı oluşunun, ona milli nitelik vermekte, feodal kalıntılara karşı oluşunun da, demokratik nitelik vermekte bulunduğunu beyan etmişlerdir. Ancak, Milli Demokratik Devrimin sosyalizme geçiş için bir aşama olduğunu 'da yukarda incelemiş bulunmaktayız.
Oligark, küçük, ayrıcalıklı ve güçlü bir grubun (oligarşi) yönetiminde söz sahibi olan, ekonomik ve siyasi kararları etkileyen çok zengin kişi veya iş insanı demektir. Genellikle devlet kaynaklarını kontrol eden veya yüksek gelir kaynaklarına sahip seçkin zümreye mensup kişiler için kullanılır
Oligarkların Temel Özellikleri:Siyasi Güç: Ekonomik güçlerini, devlet yönetimini ve politikaları yönlendirmek için kullanırlar.Rusya/Ukrayna Bağlantısı: Terim, özellikle 1990'larda Sovyetler Birliği'nin dağılması sonrası ortaya çıkan Rus ve Ukraynalı milyarderler için sıkça kullanılır.Kökeni: Yunanca "azınlık kuralı" anlamına gelen oligarkhia kelimesinden türemiştir.Kontrol: Ülkenin büyük şirketlerini veya stratejik sektörlerini ellerinde bulundururlar.Kısaca oligarklar, ekonomiyi ve siyaseti dar bir grup olarak yöneten çok zengin nüfuzlu kişilerdir.
"Halkın yanında oldu İbrahim. Ezilenin yanında oldu İbrahim. Satacak; enerjisinden başka, bileğinin gücünden başka hiçbir şeyi olmayan insanlara, verdikleri az ücret ile 'yok sizin nasibiniz bu kadarmış' ne bileyim 'kısmetiniz buymuş' diye Allah inancı adı altında insanları aldatanlara karşı geliyordu İbrahim."
İbrahim Kaypakkaya'nin babası Ali Kaypakkaya anlatıyor