Büşra Serdar

Şüphesiz zenginlik nimet, yoksulluk belâdır. Fakat zenginliğin belâ, yoksulluğu nimet haline getirmek te insanın elindedir. Şükürsüz ve zekâtsız zenginlik belâ olacağı gibi, sabırla ve tevekkülle katlanılmış yoksulluk nimet haline gelebilir.
Reklam
Kimileri, İslâm denildiğinde bir ütopyodan söz açılmış izlenimine kapılıyor. Sanki İslâm yaşanmak için indirilmiş bir din değil de, zihinsel bir düşüntü!
İslam'ın hükümlerini, mizaçlarımız veya kendi eğitimimizden gelen anlayışımızın kurbanı haline getirmekten sakınabilmek için, gene onun hükümlerine başvurma konusunda titiz olmak gerekiyor.
İlk halifeler Bağdat'a Hint bilgilerini davet ettiler ve onların matematik ve tıp el kitaplarını tercüme ettirdiler. Sonunda Müslümanlar Çinlilerden pusulayı, kimyayı ve kağıt imalatını öğrendiler. Gerçekten de, İpek yolu üzerindeki Sogdian'da 751 yılında yapılan Talas savaşından sonra Çinli esirler Müslümanlara yün ve kenevirden kağıt yapma üsülunü öğrettiler. Derken ilk kağıt fabrikası Bağdat'ta 800 yılında kuruldu. Müslüman İspanya yoluyla kâğıt Avrupa'ya geçti. Ama Avrupa, kağıdı İtalya ve Almanya'da ancak 14. yüzyılda imal etmeye başladı.
Hiçbir şey tesadüfen meydana gelemez. Her şey bir sebep ve zaruret gereği ortaya çıkar... İlâhların sevdiği tek kişiler adaletsizliğe kin besleyenlerdir. Demokritos
Reklam