Dünya’yı bize büyük gösteren bizim küçüklüğümüzdür. Hırsımız, sabırsızlığımız, bencilliğimizdir. Önce bunların yüzünden küçülüyor, sonra da Dünya’yı çok büyük görüyoruz..
..küçük pencerenin önünde böyle kımıldamadan bakarken, belli belirsiz bir mutluluk duyuyordu. Bildiği ve tattığı mutluluklardan hiç birine benzemeyen bir mutluluk bu..
Belki de bu bekleyişte idi mutluluk. Mutluluk, belki de, bu bekleyişti.
Nasıl gidebilirim iç rahatlığıyla ve acı çekmeden? Hayır, ruhuma tek bir yara dahi almadan terk etmeliyim bu şehri.
Uzun ve acı dolu günler geçirdim bu duvarların içinde, yalnız geceler geçirdim; kim terk edebilir ki acısını pişmanlık duymaksızın ?