“ HAYATIMIN DÖNÜM NOKTASI O GECE...
Babam gündüzleri eskicilik, hamallık yaparken geceleri ağabeyimi de yanına alıp sabahlara kadar diğer mesleklerini icra ederlerdi.
Bir gece evimizin önünde bağırışlar ve feryatlar ile uyandık annemle ikimiz. Son duyduğumuz silah sesiydi bakamadık dışarıya, ardından tüm mahallelinin sesi ve polis aracının siren sesinden dışarının bir anda kalabalık olduğunu anlamıştık.
Kapımız çalındı annem ve ben kapıyı açtığımızda iki polis memuru karşımızdaydı.
- Hanımefendi rahatsız ettik dışarıdaki kalabalıktan gördüğünüz gibi eşiniz sandığımız kişi maalesef öldürülmüş. Bizimle eşinizi teşhis için dışarıya kadar gelir misiniz?
Ben ve annem polisler eşliğinde dışarı çıktık ve evet yerdeki ceset babamdı. Annem hiçbir tepki vermedi sadece sanki kurtulmuş olduğuna dair bir ifade vardı yüzünde ki bu sessizliği polis memurunun sesi bozdu
- Hanımefendi yerdeki yatan sizin eşiniz mi? - Evet memur bey eşimdir
- Peki oğlunuz evde mi?
- Hayır gelmedi henüz eve
- Tamam teşekkür ederiz.
O geceyi karakolda geçiren annem ve ben sabaha kadar sorguya alındık hiç bilmediğimiz konularla ilgili. Zira o gece iki kişi daha öldürülmüştü. Bu olaylarda babamın ve ağabeyimin de içinde olduğundan şüpheleri dolayısıyla bizi bir süre gözaltında tuttular. Yorgunluktan bitmiş bir halde tutulduğumuz hücrede annemin dizine başımı koyup uykuya geçtikten bir süre sonra sert bir sesle uyandım.
Elindeki kilitle hücrenin kapısını açan polis memuru :
- Evet evinize gidin artık siz suçsuzsunuz
Nereye gidecektik mahallede duracak yüzümüz kalmamıştı. Artık herşeyi herkes öğrenmişlerdi. Karakoldan çıktık karanlıkta nereye gideceğimizi bilmeden meçhule doğru annemle yürümeye başladık.
Parka