10.0/10
2 Kişi
3
Okunma
3
Beğeni
1.458
Görüntülenme

Hakkında

1967 yılında Niğde'de dünyaya geldim. İlköğrenimime ve ortaöğretimime 1974 yılında Gelibolu'da; ortaokul kalan bölüm ve lise eğitimime İstanbul'da Üsküdar-Ümraniye Lisesi'nde başlayarak 1985 yılında KKTC Lefkoşa da 20 Temmuz Lisesi'nde tamamladım.
Ünvan:
Türk Yazar
Doğum:
Niğde, Türkiye, 1967

Okurlar

3 okur beğendi.
3 okur okudu.
2 okur okuyacak.

Okur demografisi

Kadın% 0.0
Erkek% 0.0
0-12 Yaş
13-17 Yaş
18-24 Yaş
25-34 Yaş
35-44 Yaş
45-54 Yaş
55-64 Yaş
65+ Yaş
Reklam

Alıntılar

Tümünü Gör
Pelwaşen
... - Nasıl yani? - Öyle işte komutan bunu da gelip sana haber vermek istedim - iyi yaptın ağam - Onlar seni gördüler mi ? - Yok onlar hızlı hızlı arabaya binerken çevreye hiç bakmıyorlardı. - Nereye gittiklerini gördün mü? - Hayır komutan - Tamam ağam ne ikram edeyim sana - Hiçbir şey komutan ben gideyim - Dur ağam bu dediklerini yazılı ifade olarak almalıyım - Tamam komutan - Oğlum yazıcı gel oğlum buraya - Geldim komutanım - Beşir ağamın söyleyeceklerini hemen yaz ve imza alalım ağamızdan - Tamam komutanım ağam seni dinliyorum sen anlat yazacağım - Tamam oğlum BeĢir ağa bir kez de yazıya geçmesi için olayları anlattı. İfadesi bitince imzasını attı ve komutan Beşir ağayı kapıda uğurladı. Önemli sır Beşir ağayla gitmeyecekti. Zira bu durum büyük bir ayrıntı idi. Yeni hesapların başlangıcı idi. Ama Baz neden karakola bildirmemişti. Üç gün sonra da İşte cenazesindelerdi. Komutan da gelmişti hem üzgün hem de şaşkındı. Akşam taziye evi dolup taşmıştı. Ertesi gün karakolda bulunan komutan odasında Beşir ağanın ifadesini okurken asker içeri girdi - Komutanım sizi bir çocuk görmek ister - Gelsin bakalım o çocuk Çocuk ürkerek girer içeriye ...
Sayfa 94·Kitabı okudu
Neyla
“ HAYATIMIN DÖNÜM NOKTASI O GECE... Babam gündüzleri eskicilik, hamallık yaparken geceleri ağabeyimi de yanına alıp sabahlara kadar diğer mesleklerini icra ederlerdi. Bir gece evimizin önünde bağırışlar ve feryatlar ile uyandık annemle ikimiz. Son duyduğumuz silah sesiydi bakamadık dışarıya, ardından tüm mahallelinin sesi ve polis aracının siren sesinden dışarının bir anda kalabalık olduğunu anlamıştık. Kapımız çalındı annem ve ben kapıyı açtığımızda iki polis memuru karşımızdaydı. - Hanımefendi rahatsız ettik dışarıdaki kalabalıktan gördüğünüz gibi eşiniz sandığımız kişi maalesef öldürülmüş. Bizimle eşinizi teşhis için dışarıya kadar gelir misiniz? Ben ve annem polisler eşliğinde dışarı çıktık ve evet yerdeki ceset babamdı. Annem hiçbir tepki vermedi sadece sanki kurtulmuş olduğuna dair bir ifade vardı yüzünde ki bu sessizliği polis memurunun sesi bozdu - Hanımefendi yerdeki yatan sizin eşiniz mi? - Evet memur bey eşimdir - Peki oğlunuz evde mi? - Hayır gelmedi henüz eve - Tamam teşekkür ederiz. O geceyi karakolda geçiren annem ve ben sabaha kadar sorguya alındık hiç bilmediğimiz konularla ilgili. Zira o gece iki kişi daha öldürülmüştü. Bu olaylarda babamın ve ağabeyimin de içinde olduğundan şüpheleri dolayısıyla bizi bir süre gözaltında tuttular. Yorgunluktan bitmiş bir halde tutulduğumuz hücrede annemin dizine başımı koyup uykuya geçtikten bir süre sonra sert bir sesle uyandım. Elindeki kilitle hücrenin kapısını açan polis memuru : - Evet evinize gidin artık siz suçsuzsunuz Nereye gidecektik mahallede duracak yüzümüz kalmamıştı. Artık herşeyi herkes öğrenmişlerdi. Karakoldan çıktık karanlıkta nereye gideceğimizi bilmeden meçhule doğru annemle yürümeye başladık. Parka
Sayfa 4 - Artı Farma yayınları·Kitabı okudu
Reklam
Reklam