Savaş…
Yitirilen aileler, yitirilen kimlikler, yurduna turist olarak gelen bir yabancı(!), bozulan psikolojiler, arayışlar, tutunmalar, hayatta kalma mücadelesi…
Kafka’nın dediği gibi kitabı bitirdikten sonra başıma balyoz yemişim gibi hissediyorum.
Elimden hiç bırakmak istemedim. Çok etkilendim. Vuruldum, çarpıldım, ters köşe oldum. Yalanla gerçeği, doğruyla yanlışı ayırt edemedim.
Bütün insanlar dünyaya en azından bir kitap yazabilmek için gelmiştir, başka bir şey için değil. İster sıradan ister çok özel olsun, önemi yok, yazmayan kişi yitik insandır, iz bırakmadan gelip geçer.