“Neden ölüyoruz?”
En basit, en bilinen şeyi sormuşlar da, açıklayamıyormuşum gibi utanarak karşılık verdim: “Bilmiyorum Zorba!”
…
…
Biraz sustu, sonra birden patladı:
“Öyleyse, nedir okuduğun o külüstür kağıtlar? Neden okuyorsun? Bunu söylemiyorlarsa, neyi söylüyorlar?
“Senin bu sorduklarını yanıtlayamayan insanın üzüntüsünü söylüyorlar Zorba!” dedim.
İkimiz de yorgunduk ama, uyumak istemiyorduk. Bugünün zehrini yitirmek istemiyorduk. Uyku, sanki tehlike anında bize, kaçma anlamında bir şey olarak görünüyordu; uyumaktan utanıyorduk.