Çok şey demek olan yıldız her defasında aynı yerden doğsa da, her şey demek olan güneş ışığını belli zamanlarda aynı noktalardan parlatsa da, denize nerede kavuştuğunu herkesin bildiği ama nerede doğduğunu kimselerin görmediği ırmak aynı gölgeleri koynunda saklasa da zaman geçti, kader gerçekleşti.
"Dönüşen duyguları sabit bir kisve altında gösteren bazı kelimelerin anlamlarını irdelemek yararlı olabilir.
Örneğin, ilk bakışta dilin en güzel kelimelerinden biri gibi görünen "bağışlamak" kelimesi, hâlâ ona atfettiğimiz ilâhi af anlamına geliyor mu?
Asla gerçekleşmemiş bir ideali içerdiğinden, insanların iyi niyetini en iyi gösteren terimlerden biri değil midir?
"Kızgın bir gaz kütlesiydi dört beş milyar yıl önce...Döndü döndü de yörüngesinde milyarlarca kere, öyle oluştu bu mavi gezegen. Sular bir kabarıp bir yükseldi. Karaların yerleri değişti. Tam yedi kıta, ayrıldı birbirinden okyanuslarla. Yelkovan kovaladı akrebi.Yüz milyonlarca yıl geçti.Dünya döndükçe çeşit çeşit canlılar türedi. Sevdalı kumru, gülen sumru, yavaş kaplumbağa, geveze kurbağa,tembel ağustos böceği, çalışkan karınca, çok ayaklı çıyan, güzel gözlü ceylan, bir ısırığıyla öldüren engerek, kulakları uzun boz eşek...Hepsine yaşayacak bir yer gerek!"
"Çok eski zamanlarda, papağan papağan değilken, tilki henüz kargadan peyniri aşırmamış, Pinokyo yalana alışmamış, Kırmızı Başlıklı Kız şapkasını takmamışken başlar hikayemiz...
O zamanlar ne böyle denizi yarıp tor tor giden motorlar, ne de kuşlarla yarışan yatlar vardı. İnsanoğlu kuşlara baktı baktı da kanat takip uçağı yaptı.Balığa baktı baktı da alaca şafakta yelkenlilerle yedi kat denizi aştı."