Büyük sahâbî Abdullah İbni Mes'ûd'un çok güzel bir sözü vardır. Der ki:
"Mü'min kimse günahlarını hayalinde öylesine büyütür ki sanki kendisi bir dağın eteğinde oturuyormuş da dağ üzerine çökecekmiş zanneder. Günaha düşkün kimse ise günahlarını, burnunun üstüne konan bir sinek gibi görür."
(Buhari, Daavat 4)
Ahlak yoksa, namaz yoksa, haram-helal hassasiyeti yoksa, ana-babaya hürmet, eşe nezaket yoksa, kul hakkı ve haram lokma korkusu yoksa, dili gıybetten, gözü haramdan, kalbi hasetten, cebi faizden korumak yoksa hangi partiden, dernekten ve tarikatten olursak olalım kaybetmişizdir.
Abdülaziz Kıranşal
Hz. Peygamber ona iki defa dua etmiş, bu dualarından birinde "Allahım! Onu büyük din âlimi (fakîh) yap ve ona Kur'ân'ı öğret!" buyurmuştur. Bu sebeple İbni Abbâs Kur'ân-ı Kerim'i en iyi bilen sahâbî olmuş, kendisine Tercümânü'l-Kur'ân unvanı verilmiştir. Ümmetin en âlimi anlamında Hibrü'l-ümme diye de anılmıştır.
...
İbni Abbâs hayatının son yıllarında gözlerini kaybetti. Bazı kaynaklar onun Kerbela Fâciası'na çok üzülüp ağladığını ve gözlerini bu yüzden yitirdiğini belirtirler.