İnsan ebeveynini hayalinde defalarca defneder. Onların bir gün öleceği korkusu, en erken korkularımızdan biri olmalı. Çocukken gece yarısı kalkıp annemin nefes alıp almadığını kontrol ederdim, diyor bir arkadaşım. Bir çocuğun, tek başına kaldığında onlarsız yaşayamayacağı kişiler için duyduğu doğal endişe. Onlar için midir, yoksa çocuğun daha çok kendisi için duyduğu bir korku mudur bu? O anda böyle bir ayrımın olup olmadığından bile emin değilim. Korku tek ve aynıdır.
Bu ataerkil enlemlerde derler ki, çocuklar ağlıyorsa korkacak bir şey yoktur, ama yetişkinler ağlıyorsa - o zaman vardır. Ya aynı anda hem çocuk hem yetişkinsen ve babanın ölmekte olduğunu daha yeni öğrenmişsen...
Ölümden söz ederken aslında neden söz ederiz? Aramızdan ayrılan kişiden mi, yoksa kendimizden mi? Yoksa yokluğun kendisinden mi? O denli yok ki, her boş ânı yokluğuyla dolduruyor.