Çocukluğun mutlu düşselliği ,gençliğin coşkunluğu,orta yaşın sıkıntıları,yaşlılığın zayıflığı ve sık sık kapıyı çalan mutsuzluğu ,son hastalığımızın ıstırapları ve nihayet ölümle boğuşma ,bütün bunlar insana hayatın,sonuçları gitgide daha da aşikar hale gelen bir hatadan başka bir şey olduğunu hissettirmez mi?
Gerçek olan sadece şimdide mevcuttur,geri kalan her şey düşünce oyunundan ibarettir.Fakat böyle bir amaca aynı zamanda en büyük budalalık da denebilir ;çünkü kısa bir an sonra artık var olmayan ve tıpkı bir düş gibi tamamen kaybolmuş olan asla ciddi bir çabaya değmez.
Mutlu bir hayat imkansızdır;insanın erişebileceği en iyi ,en fazla şey bütün insanlığın hayrına olacak bir işte ve bir yolda ezici talihsizliklere ,bunaltıcı güçlüklere karşı mücadele eden ve her ne kadar eline sadece önemsiz bir ödül ya da hiçbir şey geçmese de sonunda bundan galip çıkan kimsenin yaşadığı gibi ,kahramanca bir hayattır.