Mezar taşları, ölüm ile yaşam arasındaki kapılar gibiydi. Ve burası kapılardan geçenlerin bir araya gelerek inşa ettikleri şehirdi..; "Bir avuç kabarık toprak parçası" canlıların yaşadığı bir şehir.. Nasıl ki insanoğlunun ahlaksızlığını, bozukluğunu, çürümüşlüğünü örten şey para ise; ölülerimizi, cesetlerimizi örtebilen şey de bu kabarık topraktı. Belki de bu nedenle böylesine tarifsiz ancak cömert bir kokusu vardı buranın. İnsanı ait olduğu o yerlerde hissettiren, kendine çekmek isteyen bir koku..; zaten gitmek zorunda olduğu bir yere geç kalmışlığının ve yakında o yere kavuşacağının kokusu..
📚🔔 Tatil zili çaldı!
Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞
Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Ne başkaları için yaşayabiliyorum, ne kendim için… Başkaları için yaşayabilsem kendim için de yaşamış olacağımı, umutlanacağımı biliyorum, ama nasıl?..