Okumayı öğrendim, okumayı yeniden öğrendim.
…
İki çocuğum daha olacak. Onlarla okumayı, yazım kurallarını, hiç çekimlerini öğrenme sürdüreceğim.
Bana bir kelimenin anlamını ya da yazılışını sorduklarında asla, “bilmiyorum,” demeyeceğim bir bakayım diyeceğim ve bıkıp usanmadan sözlüğe bakacağım bir sözlük tutkunu dönüşeceğim.
Fransızcayı ana dili Fransızca olan yazarlar gibi asla yazamayacağımı biliyorum, yine de yazabildiğimce, elimden geldiğince yazacağım.
Bu değil ben seçmedim. Kader, raslantılar, koşullarda dayattı onu bana.
Fransızca yazmak, mecburum buna. Bu bir meydan okuma.
Okuma yazma bilmeyen birini meydan okuması.