Öncelikle bir klasiğe düşük puanlı bir yorum yapmak haddim değil fakat benim gibi büyük beklentiyle okuyacak olan kişiler için belki bir beklenti düşüklüğü sağlaması açısından yazıyorum.
Kitabın ana karakteri İlya İlyiç Oblomov, sürekli bir erteleme ve kayıtsızlık hali içinde, yaşadığı hayattan neredeyse hiçbir şey beklemeyen bir figür.
Oblomov bir anlamda tam olarak oblomovluğu oblomovca anlatan bir kitap. Oblomov’un tembelliği, hayattan kopukluğu ve sürekli erteleme hali, romanın yapısına ve karakterin yaşamına o kadar içselleşmiş ki, neredeyse tüm hikaye bu durumu sorgulamak ve bu duruma dair bir analiz yapmak üzerine kurulmuş.
Tembellik ve hareketsizlik, romanın kendisinin de tembelce bir akışa sahip olmasına yol açıyor. Oblomov’un davranışları, onun yaşadığı dünyanın tembel bir metine dönüşmesine sebep oluyor. Kitabın bu şekilde oblomovca ilerlemesi sabrımı çok zorladı. İçim sıkıldı. Kitabı 2 ayda ancak bitirebildim. Yarım bırakmamak için büyük bir direnç gösterdim.