“Toprak” dedim “işte böyle bereketli göğsünü mutlu halklara açar ve hazinelerini onlara bol bol verir; onlar da bu toprağı kendileri için işlerler: Toprak, özgürlüğün zevkli görünümü karşısında gülümser ve canlanır gibi olur; insanları beslemekten hoşlanır.”
Ben nedense çok sevemedim. Çok amatör bir yazar havası veriyor okurken. Edebi değeri yokmuş gibi “şöyle oldu böyle oldu oraya gittik burdan geldik çok içtik başımız ağrıdı uyuyakaldım uyandım cart curt”
Merak edilen bir konu var evet ama bu polisiye anlamında yazılmış bence başarısız bir roman. Çoluk çocuk katil arıyor gibi. Sonunun o derece şaşırtıcı olması da bana “ vay anasını be!” Dedirtmedi malesef “dam üstünde saksağan vur beline kazmayı” dedirtti.
Ahlaksızlığa doğru ilk adım, masum davranışlara gizlilik katmaktır. Gizlenmekten hoşlanan kimse, er geç, gizlemekle zarar eder. Bir tek ahlak kuralı vardır ki bütün ötekilerin yerini tutar, o da şudur: herkesin görüp duymasını istemediğin hiçbir şeyi yapma ya da söyleme.
Elimde olsaydı kesinlikle evlenmezdim; ama, biz kadınlar özgürlüğümüzü ancak tutsaklıkla satın alırız, bir gün kendi kendinin hanımı olmak için işe cariyelikle başlamak gerekir.