Son sözü söylediğine inanan dinlerin trajedisi, insanlığı birbiriyle savaşan bloklara bölmesidir. Böylece din insanlığın en büyük düşmanı haline gelir. Ancak farklı açılardan baksalar da bütün dinlerin aynı Tanrı’yı gördüğü fark edilirse, din bölücü değil birleştirici bir güç haline gelebilir.
Bir ve bütün olduklarını ne kadar iddia ederlerse etsinler, bütün dinler inançlarını farklı -üstelik bazen çok farklı- biçimlerde sürdüren farklı grupların oluşturduğu koalisyonlardır.
Tanrıların bizden çocuklarımızı kurban etmemizi isteyebilmesi, dinin insan topluluğunun düşmanı olabileceğini gösterir. Tanrının İbrahim’i sınaması, hiç değilse insanların “yukarıdan” geldiğini düşündüğü bir emri uygulamak için hemen her şeyi göze alabileceğinin bir ispatıdır. Ve bazen din adına hemen her şey yapılmıştır.
Din tarihinde, diğer insanların sadece rüyalarda yaşadığı türden karşılaşmaları uyanıkken yaşayan insanlar görürüz. Bu kişilere peygamber ve hayalci deriz; başka bir açıdan bakıldığında yaratıcı sanatçılar oldukları da düşünülebilir. Vizyonlarını resim veya romanlara dökmek yerine, mesajlar şeklinde formüle ederler ve milyonlarca kişiyi onların gördüğü ve işittiği şeye inanmaya ikna ederler.