''Yeryüzü üzerinde çeşitli iklimleri, bereketli toprağı, suyunun ve havasının hoşluğuyla, eşsiz güzellikleriyle benzersiz olan vatanımız kucak kucak servet, saadet bağışlamak için bize her an kucak açarken biz onun bu sürüp giden büyük şefkatine layık evladı olmak hasletini gösteremedik. Daima cehaletle, bağnazlıkla, en çirkin hislerle, düşmanlıklarla birbirimizi yedik. Boğuştuk... Vatanımız bizi insan mutluluğunun başarı ve zafer doruğuna yükseltmek için bütün tabi kaynakları ve teşvik vasıtalarını daima gözlerimizin önünde bulundurduğu halde biz onun bu vaat ettiği nimetlere haksızlık ederek adeta nankörlükle karşılık verdik. Aynı meşru refahın, aynı insani amaçların, istisnasız kardeşliğin asırlardan beri bencilliğin insanlar arasına koyduğu cahilce, haince farkları söküp atacak hakça eşitliğin hep birlikte hizmetkarı olma faziletini gösteremedik. Anlayamadık... İnsanlık, kardeşlik sevgisinin samimi lezzetini tadamadık.''
''Yalan olmayan şey hakikat değil midir? İnsan toplumu içinde itirafı zararlı olan hakikatler çoktur. Henüz insanların anlama ve kavrama yetisi her hakikati sindirebilecek mükemmel terbiyeye erememiştir.''
''İnsanların çoğu kâinatın azametine göre kendi küçüklüklerini adeta hiçliklerini görebilecek görüş açıklığına ve keskinliğine sahip olmaktan pek uzaktır.''