Gazetelerde yazılar yer aldı. “Bir filantrop aramızdan ayrılıyor” başlıklı bir yazı hatırlıyorum.
Babamın doktor olduğunu biliyordum ama bir filantrop olduğunu bilmiyordum.
Gidip sözlüğe baktım: “Kendini bütün insanları sevmeye adamış kimse” demekmiş.
Acaba daha büyüyüp adam olamamış mıydım?
İnsan önemli soruları sonunda daima bütün hayatıyla cevaplar. O esnada ne söylediğinin, hangi sözler ve prensiplerle kendini savunduğunun bir önemi var mı? Sonunda, en sonunda insan dünyanın ona öylesine inatla sorduğu soruları hayatının gerçekleriyle cevaplar.
Hani derler ya: Hayatın sonuna doğru olgular itiraflarını, işkence sandalyesindeki sanıklardan daha yüksek sesle haykırır. Sonunda her şey yaşanıp biter, ortada yanlış anlaşılacak bir şey yoktur. Fakat kimi zaman olgular yalnızca sonuçların zavallı tezahürleridir. İnsan yaptığıyla değil, bu yaptığının arkasındaki amaçla kendini suçlu hale getirir.
Profesyonel savaşçılar gibi her gün idman yapar. Neyle idman yapar? Anılarla, ki yalnızlık ve zamanın zihnini sislendirmesine, kalbini ve ruhunu yumuşatmasına izin vermesin.