Kitapta Marx'tan çok Engels'in alıntılarına yer vermesi bile fikirlerinin Engels'a daha yakın olduğunun bir göstergesi sayılabilir. Devletin Marksist teorisinden çok Leninsel teorisi olmuş. Engels ve Marx'tan alıntılar yaparak kendi devrimini ve devletini anlatmış Lenin. Teoride güzel fakat iş pratiğe dönünce karşımıza aşması güç bir yol, olması gereken bir ütopya çıkıyor. Marx'la bazı yerlerde uyuşmadıklarını da söyleyebilirim.
Kitabın 9. Sayfasında şöyle bir cümle geçiyor. "Devlet, sınıf çatışmalarının objektif olarak uzlaştıramadığı yerde, zamanda ve uzlaştıramadığı sürece ortaya çıkar. Ve tam tersi, devletin var oluşu sınıf çatışmalarının uzlaştırılamaz olduğunu kanıtlar."
1. Bölüm - Dolayısıyla biz sınıf eşitliğini sağlamak istiyorsak devletin solup gitmesine izin vermeliyiz.
2. Bölüm- (1848-1851 deneyimi) - Proletarya tüm sermayeyi burjuvadizen zorla alacak, ve eldeki tüm üretim araçlarını merkezileştirecek. Burada devleti yöneten sınıf organize olmuş proletarya güç kazanacak; bürokrasi, memurlar ve ordu güç kaybedecektir. Bürokrasinin derhal parçalanması yeniden inşası aşamalı olarak ortadan kaldırılmasını mümkün kılacaktır.
3. BÖLÜM (1871 Paris Komünü) - Kapitalizmden sosyalizme geçiş ilkel demokrasiye geri dönüş olmadan imkansızdır. Özel kesimin özel fonksiyonları yok olacaktır. Komün kurulacak ve komğndeki tüm ücretler eşit şekilde ödenecektir.
4. BÖLÜM ( Anarşistlerle Tartışma) Proletaryanın devlete sadece geçici olarak ihtiyacı vardı. Anarşistler devleti tek gecede bitirmek isterken; onlar ise bunun belirli bir süreçle gerçekleşmesini,bu süreçte devlete geçici olarak ihtiyaç duyulduğunu söylüyor.
5.. BÖLÜM (Devletin Yitip Gitmesinin Ekonomi Temeli) - İleriye doğru gelişim (komünizme doğru) Proletaryanın diktatörlüğü aracılığıyla ilerler ve