Bilir misin ki bu bütün yazdıklarım sana yazılmış mektuplardır ve insan ancak rüyaları yazabilir. Yaşadıklarını değil de yaşamadıklarını ve hatta yaşayamadıklarını bir kağıt parçasının boynuna yük eder. Sonra ister ki diğer insanlar da onun rüyasından haberdar olsun. Okuyan bilsin ki, yazanların canı yanmıştır. Yanmazsa yazamaz, anlasın diğerleri de çok evvel demiştim; "Yanmazsam yazamazdım, yanmazsam yakamazdım"diye. İşte oyle ey kâri. Ve her hikâye onu yazmanın rüyasıdır ancak. Meğerki yazmak, bu dünya hanından ben geçtim demektir. Şahit ol!
Doğanın zaten bir dengesi ve döngüsü var ve Şinto'da insandan tek beklenen şey buna engel olmaması, saygı göstermesi. Kitapda aslında doğa ile bütünleşmek şöyle anlatılmış;
" Doğa biz onu mahvedelim diye yaratılmadı.
O bizi yarattı ve biz onun ayrılmaz bir parçasıyız.
Onu korumak ve ona verilen zararları durdurup
Ona iyi bakmak bizim görevimiz".
Bir şintoist olarak bunun yapmak ve doğayı sevmek gerektiği vurgulanıyor.
Eğer bir Şintoist değilseniz bile onu kutlamanın tam zamanıdır. Bırakın size deli desinler ama gidin ağaca sarılın, yaprağı öpün. Çünkü bizi bir tek sevgi kurtaracak.