Güç emmek konusunda sınırları zorlayanlar, karşısındaki insanı zihinsel ve duygusal olarak kontrol altına alanlar, kurbanlarını kendilerine bağlı ve itaatkâr hale getirenler, onlara efendilik edenler güce en fazla ihtiyaç duyanlardır. Yani en güçsüz, en özgüvensiz olanlardır.
📚🔔 Tatil zili çaldı!
Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞
Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Karşınızdaki insan birdenbire sinirlenip kontrolsüz biçimde kendinden geçiyorsa, öfkeden gözü döndüğü halde sonra yine aynı hızla sakinleşip bir şey olmamış gibi devam edebiliyorsa bu noktada temkinli bir gözlemci olmakta fayda var.
İlişkilerde güçlü tarafın otoritesini güvenli bulan ve bu alana köle gibi sığınan taraf, aslında psikolojik bir işkencenin mağdurudur. Giderek kendine yabancılaşmaktadır.Kim olduğunu unutmaktadır.Sınırlarının ihlal edildiğinin farkında olmadığı gibi onu sevdiğini ve koruduğunu düşündüğü güçlü tarafa (otoriteye) layık olabilmenin kaygısı içindedir. İçsel (duygusal) zayıflığındannbe güçsüzlüğünden dolayı otoriteyi idealize etmektedir. Bu otorite tarafından kabul görmek, sevilmek, korunmak, onun hayatının bir parçası olmak neredeyse Tanrı'nın bir lütfudur artık.
Duygusal işkencenin şiddetini ve etkisini artıran, sürecin uzamasına neden olan önemli faktörlerden biri de manipülatörün konuşma ve ikna etme kabiliyetidir.