Buse Koçyiğit

Buse Koçyiğit
Psychology•NeuroScience•Theatre•NaturelPhotograph
Psikolog
Yüksek Lisans
İstanbul
İstanbul, 26 Mart
15 okur puanı
Ocak 2021 tarihinde katıldı
Şu anda okuduğu kitap
Puan vermedi·432 syf.··
2023 2. kitabı
·
43 günde okudu
·
Okunma: 24 Mayıs 2023 02:03
Prof. Onur Bilge Kula’ nın deyişiyle “senfonik bir roman”. Livaneli okurken sayfaları katlamayı, okumayı paragrafın ortasında bırakıp Wikipedia ile kitap arasında mekik dokumayı, konu ne olursa olsun mutlaka toplumsal ve “gerçek” yaşanmışlıklara değinmesinin tadını hep çok sevdim Livaneli’ de. En sevdiğim kitabın yıllardır değişmeyen cevabı olan Livaneli, yine şaşırtmayan bir bilgelikle eşlik etti bana. Kabul etmeliyim ki bu defa farklı. Bu müzikal tadındaki roman koca Konstantiniyye’ yi renkli, acı ve inkar ettiğimiz çarpıcı gerçekleriyle drone kaydı ile seyrediyor hissi bırakıyor. Tanıdık konular olsa da çok etkileyici bir anlatımla değiniyor. Siyaset, müzik, edebiyat ve birçok alanda aktif Livaneli’ yi objektif bulmayan kesim tarafından yine şaşırtmadan (!) eleştirilen bir roman. Ancak ideolojinize kulak asmadan “Nekropolis” ziyaretine katılmalı, bu gerçeği tarihe ve yaşanmışlıklara değinerek anlatan yazardan dinlemelisiniz.
Konstantiniyye OteliZülfü Livaneli · İnkılap Kitabevi · 202022,3bin okunma
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
Hayvanlar yıldızları göremez, çünkü başları eğik gezerler. Ancak başkaldıranlar görebilir onları.
Sayfa 136·Kitabı okudu

Buse Koçyiğit

, bir kitap okudu
Puan vermedi·432 syf.··
43 günde okudu
·
2023 2. kitabı
Zülfü Livaneli
7.5/10 · 22,3bin okunma
Türkiye’ de Zekâ
Çünkü Türkiye, yıllar önce bir yazarın söylemiş olduğu gibi bir “orta zekâlılar cenneti”ydi. İleri zekâ da, geri zekâ kadar tehlikeliydi bu ülkede. Ama zeka için geçerliydi bu durum; kurnazlık için değil elbette. Kurnazlığı yolun sonuna kadar açıktı.
Sayfa 365·Kitabı okudu
Türkiye
“Bana yâr olmadın, başkasına da yâr etmem seni Şehnazım” diyerek iki el ateş etmesine sebep olmuştu. 7.65’ lik kurşunlardan biri Şehnaz’ ın sağ göğsüne, öteki de -ilk kurşundan sonra yere düştüğü için- bacağına saplanmıştı. Yani zamanında müdahale edilse ölümcül yaralar değildi ikisi de. Ne var ki Yusuf genç kadını dizine yatırmış, saçını okşayarak kan kaybından ölmesini beklemişti. Silah sesleri üzerine parka gelen polis memurlarını ise “Yaklaşmayın, ateş ederim” diyerek durdurmuştu. Polisler koşarak gelen mahalleliye engel olmuştu sadece. Kimseyi parka bırakmıyorlardı; Şehnaz’ ın, saçlarını başlarını yolan akrabalarını bile. Gezi Parkı’ nda, Okmeydanı’ nda, Kızılay’ da herhangi bir protesto gösterisinde hemen tabancasında davranıp ateş eden, göstericileri alnının ortasından vurmakta tereddüt etmeyen polis memurları ise Yusuf’ u -hiç olmazsa kolundan, bacağından- yaralanmayı hiç düşünmeden öylece bekliyorlar, ona megafonla yumuşak sözler söyleyerek, “Kardeşim” diye seslenerek silahını bırakması için ikna etmeye çalışıyorlardı.. Onlar da erkekti; kadın ve namus meselelerini iyi anlarlardı. Kim bilir ne kancıklık yapmıştı kadın da adamın sinirlerini bozmuştu böyle? Kabahat ölende mi, öldürende mi diye düşünmüşlerdi sigara dumanlarını içlerine çekip parka bakarken. Sonra dünya dondu, insan dondu, kuşlar bile uçmadı sanki; beklediler, beklediler, beklettiler. Genç kadının kanı yaralarından sızarak yere aktı, göllendi. Toprakta vakitsiz açan kızıl bir büyürken, Şehnaz herkesin gözü önünde, inlemeleri gittikçe hafifleyerek kan kaybından öldü, ancak ondan sonra adam kadını son bir kez öpüp tabancasını attı ve teslim oldu. Daha yürekli kocalar, kadını vurduktan sonra tabancayı kendi şakağına dayayıp intihar ediyordu. Besbelli Yusuf onlardan değildi. Şimdi bir sürü ceza
Sayfa 350·Kitabı okudu
Şiddet