Taşıdığım yüreğimle birlikte gölgem de gömülüverdi. Sen yüreğin rüzgar gibi bir şey olduğunu söylemiştin, ama rüzgara benzeyen ben kendimimdir belki de. Biz hiçbir şey düşünmeden geçip gidiyoruz yalnızca. Ne yaşlanıyor ne de ölüyoruz.
İnsan eksikliklerini kendiliğinden gideremez. Eğilimleri yaklaşık olarak yirmi beş yaşına kadar katılaşır ve daha sonra be kadar çabalarsa çabalasın karakterini değiştirmeyi başaramaz. Sorun dış dünyanın o eğilimlere ne şekilde tepki vereceğiyle sınırlıdır.
“Evet, yapacağım bunu. Başladım bile. Öldürmek, Buck Jones’un tabancasını alıp güm diye patlatmak değil! Hayır. Onu yüreğimde öldüreceğim, artık sevmeyerek… Ve bir gün büsbütün ölecek”