"Sana ihtiyacım var," diye fısıldadım. Nefesim camı buğulandırıyordu. Sildim, avuç içim ıslaklıkla parladı.
Çömeldim, yüzüm onunkiyle paraleldi. "Sana ihtiyacım var!" dedim. "Burası öylesine... Tuhaf ki... Hiçbir şey anlamıyorum ve korkuyorum. Sana ihtiyacım var. Sana ihtiyacım var!"
Ama o buz gibiydi.
Prosper Redding’in Tüyler Ürpertici HikayesiAlexandra Bracken
Alastor'a yorumlarıyla olayları daha keyifli hale getirdiği için teşekkür etmem gerekiyormuş gibi hissediyorum. Barnabas amca ise birkaç güzel (!) kelime hakediyor aslında. Nell kuşum da ne uğraştı en abidik gubidik detaylarla. İkinci kitapta Prosper kendine güvenen bir karakter olmazsa kan çıkabilir. Lakin oldukça beğendiğim bir kurgu ve yazım dili ile mutluca kapattım kitabı.
"Yanlış tahmin, seni sefil elma kurusu. (Alastor söylediklerime bozulmuş gibiydi) Ben insanların o aşağılık ruhlarından beslenmem. Tadınız gün ışığı ve naneye benziyor. Rezil bir şey."