Lafta kalan her şeyden nefret ediyorum; hatta bazen tüm duygu ve anlamı boşaltıldığı için tarif edecek sözcükleri bulamıyor, o yüzden duygularımı kendime saklıyorum.
Bazen insanların kendileri hakkında , çok zaman da başkalarının onlar hakkında söylediklerine öncelik veriyor, kendimize düşünüp değerlendirecek zamanı tanımıyoruz.
… ayıp olmayan duyguların bastırılmasını istemek ona yalnızca gereksiz bir çaba değil, aklı bayağı ve yanlış fikirlere utanç verici bir şekilde boyun eğdirmek gibi de geliyordu.
Edna ile Madam Bovary arasında çok fazla benzerlik vardı. İkisi de bir çeşit uyanış yaşamış ve hayatlarını bambaşka gözlerle görmeye başlamışlardır. İkisi de “anne-eş”olarak var olmayı reddetmişlerdir, kendilerini tanımlamaya iki sıfat da yeterli gelmemiştir. Ancak fikrimce aralarındaki en belirgin fark Madam Bovary yaşadığı hayat için dışsal nedenleri suçlamayı seçmiş, çözümleri de dışsal çözümlerde aramıştı ancak Edna bu uyanış esnasında hem içsel hem de dışsal nedenleri görmüş ve çözümlerinde de ikisini de deneyimlemişti. Lakin ikisi de bu “hayat deneyimini” aynı şekilde sonlandırmayı seçmişti. İki kitabı neredeyse art arda okumak bana aynı tat bambaşka tabaklarda sunulmuş gibi hissettirdi.
UyanışKate Chopin · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 20194,430 okunma