(...) filmde, beklenen yağmur en sonunda yağar ama savaştan geriye kalan her şeyi yağan yağmurun temizlemesi mümkün müdür acaba? Savaşlarda onca yaşananlar insanoğlunun en karanlık ve en vahşi taraflarına ait öykülerse, makineli tüfekler ve top mermileri art arda patlayıp etrafa ölüm saçıyorsa, tecavüz mağduru zavallı kadınlar 'nefret çocukları' nı dünyaya getiriyorsa... Ne yazık ki savaştan geriye kalan bu pislikleri temizlemeye göğü yararak bardaktan boşalırcasına yağan yağmurun dahi gücü yetmez...
"Bur ulusu göz göre göre kaybederken gerçekleri hiçbirimiz göremedik. Şimdi de Hristiyan Avrupa ülkeleri Müslüman Boşnakların 20. yüzyılda Avrupa'nın göbeğinde yaşadığı trajediyi bilerek görmezden geliyor."
Ben bu kitabı en öncesinde 5. sınıfta okumuştum. 2 gün önce kütüphanede gezerken karşıma çıktı ve tekrar okuduğumda bana nasıl hissettireceğini merak edip okumaya karar verdim. İnanır mısınız aradan 5 yıl geçmiş olmasına rağmen hâlâ da konuyu hatırlıyormuşum. Kitap iffet sahibi bir annenin doğum yaparken vefat edişi, ardından dünyaya gelen yavrusu, Muhammet'in de annesi kadara iffetli oluşuyla başlıyor. Daha sonrasında konu Muhammet'den çıkıp ev arkadaşı Berk ve okul arkadaşı Zeliha'ya taşınıyor. Zeliha da en az Muhammet kadar iffetli bir kız. Kendini haramdan o kadar güzel sakınıyor ki, çevresine rehber bu konuda. Berk ise henüz doğruyu bulamamış bir ateist. Berk, Zeliha'ya aşık oluyor ve Zeliha'nın aşkı Berk'i Yaradan'a ulaştırıyor. Bu yazarın tabiriyle " felah ile gelecek olan firarın habercisi" oluyor. Kitap konu itibariyle güzeldi fakat okurken biraz fazla beklentiye girmiştim. Beklentimi karşılamaması ne kadar hayal kırıklığı olsa da tekrar okuduğuma pişman olmadığım bir kitap oldu.
Fatih Özkan