Muhtar Şahanov'un anlattığı toprakla ilgili diğer bir olay ise şöyle: "Büyük şehirlerde okumuş, yılları Otrar'ın dışında geçmiş. Kazakistan çapında ünlü bir şair olmuş ve ata toprağına, Otrar'a gelmiş. Muhtar Şahanov'u hem kendi köyünden hemde civar köylerden gelen büyük bir kalabalık Otrar'ın dışında karşılamış. Birçokları hediyeler takdim etmişler. İki üç ihtiyar kadın, herhalde yakınları olsa gerek, kadifeden dikilmiş, muska şeklinde bir küçük parça hediye etmişler. Sonra da " Bunun içinde ne var biliyor musun? Bunun içinde Otrar toprağı var. Sakın ola ki bir gün de olsa Otrar'ı, doğduğun, nefes aldığın bu toprakları unutma!" demişler. Bir çok ödüller, hediyeler alan Muhtar Şahanov hayatımda aldığım en manalı, en kıymetli hediye bu oldu diyor."
Ünlü bir Özbek şairi "Birileri cıktı. Bizi böldü, parçaladı. Uluğ Türkistan'ı ; Kazakistan, Kırgızistan, Özbekistan, Türkmenistan, Tacikistan yaptı. Benim asırlardır beraber yaşadığım aziz milletim de bu bölünmeye uyarak geçmiş yıllarda yaşayan atalarını paylaştılar. Türk dünyasının tartışmasız en büyük evliyası, Anadolu Türklüğünün gerçek banisi Hoca Ahmet Yesevi Hazretleri Kazakların, Mahdumkulu Türkmenlerin, Manas Ata Kırgızların, Ali Şir Nevai Özbeklerin oldu. Halbuki bu ulu insanlar, bu topraklarda yaşayan insanların hepsinin müşterek atasıdır" diyor. Bu kutlu insanlar yalnız bu topraklarda yaşayanların değil, bütün Türk Dünyası'nda yaşayan insanların müşterek atasıdır. Anadolu' nun Türkleşmesinde Ahmet Yesevi Hazretlerinin tesirlerini kim yok sayabilir??
Bu kutlu insanları tanırsak ve onları yeni nesillere tanıtabilirsek bu topraklar bizim için vatan olur. Bu kutlu insanlardan da Kırgızistan topraklarında yaşamış nice mümtaz şahsiyetler var. Bir fert için hafıza kaybı nasıl bir felaket ise milletler için daha büyük bir felakettir. Hafızasını kaybeden bir insan evinin yolunu bulamaz. Geçmişini bilmeyen bir milletinde geleceği karanlıktır. Rotasını kaybetmiş meçhule giden bir gemi gibidir...