Kitabın tamamı bitti fakat ben kuyudan çıkamadım, kuyudayım.. Kuyunun tesirindeyim..
Muhteşem olay örgüsü, akıcı dili, sürükleyici anlatımı, karakterlerin sağlam bir şekilde ele alınışıyla dönemi en iyi anlatan kitapların arasında bulunmayı hak etmiş..
Bu ülkenin fena fid devle olanları da bitmez, kuyuya talip olan Yusufları da çok şükür..
(2.cildin yayımlanmasını sabırsızlıkla bekliyorum)
"Biz, yani Cumhuriyetimiz henüz güçlü değil."
"Evet. Yeteri kadar güçlü değiliz. Güçlü olan tarafımız taşlara kazınan binlerce yıllık devlet geleneğimiz, tarihimiz, kültürümüz ve dünya coğrafyasında bıraktığımız ayak izlerimizdir. Güçsüz olan tarafımız iktisadımız, bünyemizde barındırdığımız sosyolojik mayınlarımız ve üç kıtadan sonra büzüle büzüle tutunarak kendimize vatan kıldığımız bu coğrafyanın kira bedelinin çok yüksek oluşudur. Bu bedeli bin yıldır ödüyoruz, en son Kurtuluş Savaşı'nda ödedik. Yine isteyecekler, yine ödeyeceğiz. Yine isteyecekler, biz yine ödeyeceğiz bu bedeli.. "
"Yusuf hayatla olan bağın neden zayıf?"
"Hayır Ağabey. Tam olarak hayata bağlıyım. Yalnızca hayatımın bir anlamı olmalı diye düşündüğümde, ancak adanmış bir hayatı anlamlandırabiliyorum."