Dil aşka suskun, yürek ise avaz avazdı ve aşk bir kere daha vazgeçilmezdi..... Çünkü benim dilimin sesi, kelimeleri, cümleleri yoktu ama benim yüreğimin sesi,ellerimin cümleleri, gözlerimin ise duyguları vardı... " Sessizliğine öldüğüm kadın " Arya daha çok küçük bir çocukken, anne ve babası gözlerinin önünde öldürülmüştü. Yaşadığı bu büyük travma sonunda cıvıl cıvıl kuşlar gibi şakıyan, anne ve babasının sevimli mutlu kızı bir anda sessizliğe gömülmüş, eski neşesinden mutluluğundan ve sesinden eser kalmamıştı. Bu acı, hayatını bir fırtına gibi dağıtmış, yaprak gibi savrulan Arya belkide bu hayattaki şu an tek şansı olan sevgili amcasının yanına gitmişti. Amcası onu babası gibi severken yengesi ve kuzeni Rojin in tüm eziyetine maruz kalıyordu, lakin herşeye rağmen okumuş mimar çıkmış fakat sessizliği iş hayatının kapılarınıda ona kapatmıştı. Beklenmedik bir anda. " Onun "ailesi Arya yı istemeğe geldi, bu inanılır gibi değildi. Çok istesede ki" kimse içindeki duyguları bilmiyordu" bu imkansızdı. "O" böyle birini istermiydi. İstemedi de.. O kadar ağır konuştu ki Arya perişan oldu. Fakat bir durum vardı ki amcası da kayınpederi de bu konuyu kapattı evleneceklerdi... Çaresiz olmak ne zordu.... Gitse olmuyor.... kalsa hiç olmuyordu. Ama bu noktadan sonra öyle bir hayat başlıyordu ki Arya ve Yiğit için... O içindeki sessiz dünyadan gözleriyle konuşarak çıktı. Yiğit ise yaşayıp görecekti... Yorum Anlatım dili akıcı, kurgusu çok güzel ve aşırı duygu yüklü, harika bir kitap okudum. Kesinlikle okuyun derim
Sessiz GelinYüsra Ergün · Dokuz Yayınları · 2021242 okunma