Hayat. İçimdeki çocuk hep aynı ama yanında hep değişen bir zihin ve beden. Her yaşta, her dönemde aynı olaylara farklı his ve düşünceler. Şimdilerde bir zamanlar gücümüzün, aklımızın yetmediği şeylerden duyulan serzenişler.
▪︎Farkındalık zehirlenmesi: Farkındalığı artırırken deneyimden ve duygudan uzaklaşıyorsun. Aslında bu bir kaçış döngüsü.
▪︎Düşüncelerle mücadele edersek bu kez hem düşünce hem ondan kaçamamak yoruyor.
▪︎Zihnimiz gökyüzü, düşüncelerimiz bulutlardır. Geçer, gider. Bu düşünce benim için işlevsel mi, işime yarıyor mu buna bakılmalı.
▪︎Kendimize de karşıya da hata payı bırakmalı, idealize etmemeliyiz.
▪︎Düşüncelerle birleşmeye başladıysak sorundur. Sürekli o düşünceyle ilgilenirsek o düşünce oluruz. Düşünceye uzaktan bakabilmeliyiz.
▪︎Fark ettiğini fark edebilen tek varlık, insan.
▪︎Harekete geç, zıt eylemlerde bulun.
Zamanın iştahı beni korkutuyor ve ona karşı mücadele veriyordum. Asıl düşmana değil karıma saldırdım ve sonunda ümitsizliğe kapılıp beni kurtaramayacak birinin kollarına atlayarak kurtarılmayı bekledim. Önce zorunlu olanı istemek sonra istenileni sevmek gerek. Yazgını sev.
Belki de Lou Salome'nin alın yazısı da verimli beyinleri büyük kitaplara hâmile bırakmak.