Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Cevaplar her zaman içimizdedir. Dış yoluyla yaptığımız sadece, kendi içimizde zaten var olan, bir kendi içimiz dışında bir yerde var olması zaten imkansız cevabı açığa çıkarmak olacaktır.
Olmak/yaratmak, bir nehir gibi hissedilmektir. Sorun, var oluşumuza/yaratıcılığımıza dört yandan ket vurmaya çalışan dünya düzeni. Bu sorunlar nehrin tıkanmasına neden olur. Estés tek yapmamız gerekenin nehri açmak olduğunu söyler. Kendimizi gerçekleştirdiğimizde, nehrin aktığını hissederiz.
Nöroloji bilimi tepkilerimizin sadece %5'inin bilinçli olduğunu ortaya koyuyor. Bu yüzde 5 ön beyinle ilgili. İnsan davranışlarının ve tepkilerinin %95'i otomatik. Psikoloji ve bundan ayrı olarak psikoterapi dediğimiz şey, otomatikleşmiş tepki ve davranışlarımızın farkına varma üzerine kurulu. "iyileşme", ancak bu otomatik davranışın işleyişini fark ederek ve onu artık otomatik olmaktan çıkararak mümkün. Yani iyileşme, ön beynimizi kullanarak gerçekleşiyor. Bilinç dışımızdakini bilinçli hale getirerek.
Sartre'ın dediği gibi "İnsan olma arzusudur" ve biz güneş, görme, tatma, duyma, uyuma, düşünme, yürüyüş, yüzme gibi beklentilerimiz ne kadar karşılanırsa o kadar mutlu oluyor potansiyellerimizi o kadar gerçekleştirebiliyoruz.