Dünyada yalnız bir pirinç tanesinin değil her bir nesnenin bilhassa da insanın etrafında mebzul miktarda mesafe olmalıdır mesafe tabiatta her şeyin uyum içinde bir arada bulunabilmesi insanoğlunun da birbirine tahammül edebilmesini sağlar.
Bir insanın yalnızlığa tahammül edebilmesi için bedeninin orta yerinde çok sağlam bir iskelete sahip olması gerekir; aklın rüzgârları ile eğilip bükülmeyecek gönül fırtınaları ile Savrulmayacak boş duvarlardan gelen yankılarla dertlenmeyecek bir ruh iskeletine.
Kadınların erkeklere göre daha sabırlı olduğu söylenir ama bence bu pek doğru değil kadınlar olumsuza katlanma konusunda daha sabırlı olabilirler ama erkekler olumlu bekleme konusunda daha israrcıdır.
Kendini hakikatle ilişkisi olmayan bir duruma ikna etmek insan oğlunun en temel özelliklerinden biridir. Başka hiçbir canlıda böyle bir yetenek yoktur. Bu tür insanlar etraflarında hatta kendi hayatlarında olup bitenlerin dışında tamamen zihinlerinin içinde sadece kendilerine özgü bir sebep-sonuç zinciri kurarak bir gerçeklik icat ederler ve ona kalben inanırlar. Kendi inandığına ikna olmuş bu soydan bir kişiyi yolundan döndürmek hele de somut gerekçeler açık seçik kanıtlar göstermek beyhude bir çabadır çünkü olgular tamamen başka evrenden derlenenmiştir.