"Bir dostluk kaldı!" diye bağırıyor pazarcı, tezgâhındaki meyveler için. "Bir dostluk kaldı!" Bir dosta yetecek kadar, demek istiyor. Az kaldı, demek istiyor. Ben bu cümleyi, "Dayanacak, bir dostluk kaldı." diye anlıyorum.
Yalnızlık duygusuna ömrü boyunca bir kez yakalanmış birinin bir daha kurtulmasının mümkün olmadığını biliyordu. İnsan yalnızlığa bir defa düşer, orada kalır..