Zira yaşamak için vücudun doyması yetmez, sonsuz ihtiyaçlar taşıyan, daha nispi ve şahsi olan ruhun da kendini doyuracak şefkatlerle lezzetleri duyması lazımdır.
Fakat çok kerre dünyanın sunduğu hayat, yaşanmadan evvel tahayyül ettiğimiz hayata hiç benzemiyor. Bir ciddiyet tasavvur etmiştik. Yerine bir kargaşalık hakim oluyor. Bir intizam ummuştuk. Yerine bin tesadüf kaim oluyor.