Busrakucuk

Ben evlendiğimde on dördümdeydim ve on beşimde bir çocuğum olmuştu. Ama Tanrı benim kanımı seviyordu, benim yavrularımı bir bir alarak melek yapıyordu. Bunların ölümünden çok acı uyuyordum, ama mutlulanıyordum da!
Reklam
Ölüm uzun bir vedadır sevgili. Ve rüyalar, uyumak için değil, uyanmak için vardır.
Öyle fakirdi ki çocukluğum, ecel gelse almazdı.
Bizler, içimizdeki çocukla ölüyoruz; şimdiki nesil, içindeki yetişkinle büyüyor.
Uyanıp beni tanıdığı zaman dudaklarında belirecek gülümseyişi bir çiçek gibi toplamak istedim...