Hakiki ebediyeti mahvettikten sonra,insan zamana düşmüştür ve orada refaha ermese bile geçinip gitmeyi başarmıştır: Kati olan ise, kendini buna uydurmuş olduğudur.Bu düşüş ve intibak sürecine Tarih adı verilir.
En büyük yara olan doğma derdini hiç kimse üzerinden atamaz. Oysa bir gün iyileşmek umuduyla hayatı kabullenir ve badirelere katlanırız. Yıllar geçer yara kalır.
İnsan ise sarsaklığın ve intibaksızlığın feriştahı olduğu içindir ki sahip olduğu kuvvetlere orantısız vazifelere katlanmak ve mükemmeliyetsizliğinin damgası ve kendini perçinleyerek çökmenin kesin yolu olan iradeye kurban gitmek onun ayrıcalığı ve talihsizliğidir...