Ruh uzun süre sustuğunda, görülmediğinde ya da yükünü taşıyamadığında, acı sessizce bedene sızar. Sözcüklere dökülemeyen duygular; kaslara, eklemlere, uykusuz gecelere yerleşir.
Görünmeyen ama içeride fırtınalar koparan bir varoluş mücadelesidir bu.
Çünkü ifade bulamayan her acı, sonunda bedenin diliyle konuşur... ve beden ruhun sustuğu yerde konuşmaya başlar.