Aklını ikna ederken kalbinde kavrulmasaydı, kalbini ikna ederken aklından yakalanmasaydı. Ama her biri diğerine diş geçiren iki büyük heyula arasında paramparçaydı sadece.
Niye ki bunca acı? Dünya imtihan yeriydi belli, bu da sınav amenna. Bu kadar sert sınanmak için ortada çok büyük bir aşkın olması gerekti. Allah'ın kuluna aşkı. Ne kadar çok sevildiğini mi bilmek istiyordu? Ve ki bunca sert sınavı da ancak kulun Allah'a duyduğu aşk katlanılır kılabilirdi... Dünya cennet değildi evet; olsaydı, cennetin ne anlamı kalırdı?