Büşra Öztürk

Puan vermedi·331 syf.··
2024 12. kitabı
José Saramago’nun Körlük romanı bana göre insanın uygarlık dediği şeyin ne kadar ince bir perdeyle ayakta durduğunu gösteren çarpıcı bir anlatıdır. Bir şehirde aniden başlayan körlük salgını, aslında gözlerini kaybetmekten çok “insanlığını kaybetmek” anlamına dönüşür. Düzenin, kuralların ve ahlakın nasıl hızla çözüldüğünü; çıkarın, korkunun ve açlığın nasıl baskın çıktığını çıplak bir şekilde görürüz. Yazar, isimsiz karakterler kullanarak aslında herkesin bu hikâyenin bir parçası olduğunu hissettirir. Romanın en sarsıcı yönü ise, görme yetisini kaybedenlerin değil, hâlâ gören ama susanların aslında daha kör olduğuna dair güçlü bir ima taşımasıdır. Körlük, bana kalırsa sadece bir felaket hikâyesi değil, her dönemde yeniden sorulması gereken şu soruyu hatırlatan bir eserdir: Gerçek körlük gözlerde mi, yoksa vicdanda mı?
KörlükJosé Saramago · Kırmızı Kedi Yayınları · 2022132,1bin okunma
Reklam
Düşünsene, bir zamanlar gözü kapalı inip çıkabildiğin merdiven bu, basmak kalıp sözler böyledir işte, anlamin içerdiği bin türlü inceleye karşı duyarsızdırlar, mesela bu söz, gözlerini kapatmakla kör olmak arasındaki farkı yok sayıyor.
Sayfa 238 - Kırmızıkedi·Kitabı okudu
Her eylemimizden  önce o eylemin tüm sonuçlarını öngörmeye, ilk olarak kesin sonuçları, sonra kuvvetle muhtemel sonuçlarına, sonra gerçekleşmesi mümkün olanları, sonra da hayal edilebilir olanları ciddi ciddi hesaplamaya kalksak yerimizden bile kımıldaymayacağız.
Sayfa 83 - Kırmızıkedi·Kitabı okudu
Yapamadık korktuk, korku her zaman iyi bir akıl hocası değildir.
Sayfa 197 - Kırmızıkedi·Kitabı okudu
Bazı gözler koyu camlar ardına gizlenmelidir. 
Kırmızıkedi·Kitabı okudu
Reklam