Engin Geçtan, İnsan Olmak’ta bize başkalarını değil önce kendimizi okumayı öğretiyor. Bu kitap bir psikoloji kitabı gibi başlasa da ilerledikçe insanın iç dünyasına tutulan bir ayna hâline geliyor. Korkularımızı, bastırdığımız duyguları, toplum içinde taktığımız maskeleri ve “iyi insan olma” çabasıyla kendimizden nasıl uzaklaştığımızı sade ama çarpıcı bir dille anlatıyor.
Geçtan’ın en güçlü yanı, insanı yargılamadan anlatması. Kimseyi suçlamıyor; sadece neden böyle hissettiğimizi, neden bazen kaçtığımızı, neden yalnızlaştığımızı gösteriyor. Okurken sık sık “beni anlatıyor” dedirten bir kitap. Çünkü burada anlatılanlar istisna değil, hepimizin ortak iç çatışmaları.
Bu kitap şunu fısıldıyor insana:
İnsan olmak kusursuz olmak değil, kendini tanımaya cesaret edebilmektir.
Acılarımızı bastırmak yerine anlamayı, zayıflıklarımızdan utanmak yerine onları kabul etmeyi öğretiyor.
Bazı kitaplar bilgi verir, bazıları değiştirir.
İnsan Olmak ikinci gruptan.
“İnsan, kendisiyle yüzleşmeye cesaret edebildiği ölçüde özgürleşir.”
Okudukça insanı incelten, düşündüren ve içe döndüren nadir kitaplardan biri.