Buse Unay

Buse Unay
Sevişilmez böyle bir gecede. Uyuyamaz da insan. Tatlı bir yaz yağmuru dökülüyor çatılarına evlerin. Bir cırcır böceği kesti şarkısını Ay, bir bulutun terkisine atlayıp da savuşup gidince. Öksüz kaldı gökyüzü. Usuldan bir rüzgar çıktı
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
Acılı oğulları ülkemin Ölüp giderler bir akşamüstü Karanlık, kuytu bir sokakta; Gözleri sonuna kadar hayata açık. Elleri kavuşmuş, bilmezmiş gibi Ölümü ve kalleşliği bu dünyada.
Halkım bu ufkun nereye uzanacağını bilirse bir gün Şiirler yazarım o zaman, saf ve belki de Oyun olsun diye boş, anlamsız ...
Ve çocuklar bakıyorlar yüzümüze Bir şeyleri sormak, anlamak ister gibi. Kim yanıt verecek şimdi onlara? Neye yarar bütün bu sözler, Yazılmış ve yazılacak yığınla şey? Artık unuttuk, onların düşlerini de Çoğu şey gibi bu kargaşada.
Yakıyor artık ellerimi kitaplarım. Dışarıdan zincirleme silah sesleri geliyor ...