"Gerçekten de , Peygamberimiz Kur'an'ı haftada bir hatmetmeyi,her gün bir menzil (yani Kur’ân’ın yedide birini) okumayı özenle öğütlemiştir. Kur’ân sûre adı verilen 114 bölümden oluşur ve bunlardan her biri belli sayıda âyet denilen cümleleri kapsar. Arapçada menzil terimi yolculukta gündelik konaklama demektir. Sûre’nin anlamı duvar, yani daire, evdir. Âyet ise yatağa gitmek manasına gelen bir fiil kökünden gelir. Konak, daire ve yatak, demek ki bunlar, maddî olduğu kadar manevî yolculuğun da üç öğesidir. Uzun bir seyahate çıkan yolcunun, Ebediyete uzanan bu bitmez seyahat için, ertesi gün yürümeye koyulmadan önce dinlenmek üzere, gündelik aldığı mesafenin sonunda duraklara, bir daireye ve bir de yatağa ihtiyacı vardır. Zaman haftanın ad finitum (sonsuza dek) tekrarlanan yedi gününe bölündüğü için, yedi rakamının Ebediyeti ifade ettiğini hatırlatalım."
"Vitalis , bu tiyatroda dilenciyi ya da kötürümü oynamak sana düşmüş olabilir. Ne yapacaksın? Ozanı mı suçlayacaksın yoksa oyundan mı çıkıp gideceksin? Rolünü iyi yap ve oyun bittiğinde kralı oynayan aktörle aynı alkışı bekle."
"Senatör, yüzüme iyi bak! Ben de seninle aynı ete sahip değil miyim? Ben de bir anadan doğmadım mı ben de ölmeyecek miyim? Kazara mı böyle oldum yoksa yazgım ben doğmadan mı yazıldı, doğuştan mı köleyim? Herhalde şunca zavallının ataları arasında özgür biri vardır hiç kimse köle olarak yaratılmamıştır."