Büşra Büşra

Büşra Büşra

, bir kitabı okumaya başladı
Veli Tahir Erdoğan
9.6/10 · 235 okunma
Reklam
​"Acaba kendisi, gökteki şu yıldızlardan hangisiydi? “Hiçbiri,” diye mırıldandı. Roma’nın dağlığında, adını sanını kimsenin anmadığı bir çoban, uyumayı bile bilmiyor. Onun gökte parlak bir yıldızı olacak değil ya! Olsa olsa iki yıldız arasındaki karanlık atlasta bir renksizlik olabilirdi. Bir gölge rengi. Onca parlak yıldız arasında, bir yıldız gölgesi bile olmayan varlığına kim bir isim verebilirdi? Varlığından kimsenin haberi yoktu, yokluğundan da olmayacaktı. Yaşadığı sürece gökte yıldızı parlamamıştı ki öldüğünde de gökten bir yıldız kaysındı."
Behçet Necatigil
Sevgilerde ​“Sevgileri yarınlara bıraktınız Çekingen, tutuk, saygılı. Bütün yakınlarınız Sizi yanlış tanıdı. ​Bitmeyen işler yüzünden (Siz böyle olsun istemezdiniz) Bir bakış bile yeterken anlatmaya her şeyi Kalbinizi dolduran duygular Kalbinizde kaldı. ​Siz geniş zamanlar umuyordunuz Çirkindi dar vakitlerde bir sevgiyi söylemek. Yılların telâşlarda bu kadar çabuk Geçeceği aklınıza gelmezdi. ​Gizli bahçenizde Açan çiçekler vardı, Gecelerde ve yalnız. Vermeye az buldunuz Yahut vaktiniz olmadı.”
Sayfa 157·Kitabı okudu
​"Ey alev," dedi. "Bir tapınağı yakacak kadar gücüm var ama sen gibi ben de söndüm söneceğim. Kanadı kırık olduğu için yolları yürüyen bir kuş, denizde boğulan bir balık kadar yalnızım." Başını alevden suya, kandilden ırmağa çevirdi. "İçimde yüz hayatı yüzer yıldan yaşayacak kadar heves var, benimse şu ırmağı seyretmekle geçiyor ömrüm."
"Oysa en fazla lahit kopyacısı bilirdi çocukların rüzgar gibi eserek, çiçek gibi açarak, geçip giderek büyüdüklerini Bir çocuğun yüzüne her baktığımızda değişmiş bir yüz görürüz bugünkü yüzü dünkü yüzü değildir. Bir saat önceki bile şimdikinden farklıyken eğer varlıklı adamın kapısı lütfen açılmışsa ayda bir görebilmişti oğlunu lahit kopyacısı zaten o kapıda çok geçmeden bütünüyle kapanmıştı."
Reklam